Geleceği Görmek, Değişimi Anlamak

Nokia’nın Microsoft ile birleşmesine ilişkin duyurunun yapıldığı basın açıklamasında Nokia CEO’su tarihe geçecek bir söz söyledikten sonra bütün ekibi gözyaşları içinde kalmıştı: “Biz hiçbir yanlış yapmadık ama bir şekilde kaybettik”. Nokia yöneticileri kendilerinden önceki geleneksel anlayışa göre gerçekten de hiçbir yanlış yapmamış olabilirler ancak dünyadaki hızlı değişim, üretim ve ticaretin kurallarını değiştirmeye başladığında, Nokia yönetiminin piyasanın geleceğini göremeyip, değişime ayak uyduramamış olması da başlı başına bir yanlış.

Gerçek şu ki, bugünün yöneticileri her şeyi doğru yapsalar, işletmelerinin finansmanını, üretimini, müşteri ilişkilerini doğru yönetseler bile eğer geleceği okuma ve teknolojik değişime ayak uydurma konusunda yavaş kalırlarsa işletmelerinin üstüne ‘bir hata da yapmadık ama…’ sözünü asıp kapısına kilit vurmak durumunda kalabilirler.

Burada konuyu eğitimdeki dijital dönüşüme getirmek istiyorum. Hatrılarsanız, dünyanın önemli fütüristlerinden (gelecekçi) Thomas Frey 2013’ün son aylarında gelecekle ilgili 33 öngörüde bulunmuş ve bu öngörüler o dönemde iş dünyasında büyük yankı uyandırmıştı. Bu 33 maddeden iki tanesi doğrudan eğitimle ilgili.

Thomas Frey’in eğitimle ilgili ilk öngörüsü 2030 yılında dünyanın en büyük internet firmasının eğitim alanında çalışan ve adını henüz duymadığımız bir firma olacağı yönündeki tahmini.

İkinci öngörüsüyse bugün faal olan yüksek eğitim kurumlarının yarısından fazlasının 2030 yılında kapanmış olacağıyla ilgili.

Thomas Frey’e göre gelecek online eğitimde ve işletmelerin eğitim departmanları, üniversiteler, okullar, kariyer gelişim merkezleri, meslek edindirme ve dil öğretme kursları bu değişimi anlamak zorunda. Elbette, bu öngörülere kuşkuyla yaklaşanlar da olacaktır. Ancak dilerseniz önümüzdeki 20 yıla bakmadan önce geçmiş 20 yıla bakalım. 20 yıl önce insanların internetten ayakkabı, elbise alacaklarını, yemeklerini online servisler üzerinden sipariş edeceklerini, tüm bankacılık işlemlerini telefonları üzerinden kendileri yapacaklarını, gazeteleri internet üzerinde okuyacaklarını, çok önemli gazetelerin veya kitabevlerinin online dönüşümü anlayamadıkları için kapanacaklarını söyleseler ne derdik acaba? Belki bir bölümüne inanırdık ancak bir bölümüne de ‘Yok artık’ derdik sanırım.

‘Kimse elektronik cihazlardan kitap okumaz’ diyen yayıncı, ‘kimse üzerine denemeden internetten elbise almaz’ diyen mağazacı, ‘kimse internette dijital albüm satın almaz’ diyen müzik yapımcısı nasıl dükkanını kapatmak zorunda kaldıysa, eğitim sınıflarda verilir diyen düşünce de yakın zamanda dükkanını kapatmak zorunda kalacak. Hadi kötü düşünmeyelim, dükkanı kapatmasa bile değişimi anlayan rakiplerinin gerisinde kalacak. İşin en üzücü yanı da bu dönüşüm on yıl sonra tam anlamıyla görünür hale geldiğinde, uyum çalışmalarını yarına erteleyenler diyecekler ki “Bir anda her şey değişti, böyle olacağını nereden bilebilirdik?”.

Oysa gerçek öyle değil, dünya değişirken siz başka yere bakmayı seçtiniz. Ya da biraz fazla beklediniz.